UKÜ’den Kanserle Mücadelede Erken Teşhis ve Bilinç Vurgusu
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Tıp Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Handan Doğan, 1-7 Nisan Kanserle Savaş Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, kanserle mücadelede erken teşhis, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve toplumsal duyarlılığın belirleyici rol oynadığını ifade etti. Kanserin yalnızca bireyleri değil, toplumun tamamını etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Doğan, bilimsel gelişmeler ve artan farkındalık sayesinde mücadelede daha etkin sonuçlar elde edilebildiğini belirtti.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gözlemlenen vaka artışına değinen Doğan, özellikle genç nüfusun bilinçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını kaydetti. Üniversite öğrencilerinin bilgiye erişim ve bunu yayma potansiyeli sayesinde sürecin önemli faktörleri arasında yer aldığını ifade eden Doğan, bireysel farkındalığın toplumsal dönüşümün temelini oluşturduğunu vurguladı. Sigaradan uzak durulması, dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve güneşten korunma gibi alışkanlıkların riskin azaltılmasında etkili olduğunu belirten Doğan, sağlıklı yaşam kültürünün erken yaşta kazanılmasının önemine dikkat çekti.
Doğan, erken teşhisin önemine ilişkin değerlendirmesinde “Kanserle mücadelede en etkili yaklaşım, hastalığın erken evrede tespit edilmesidir. Düzenli sağlık kontrolleri ve tarama programları, henüz belirti oluşmadan tanı konulmasına olanak sağlayarak tedavi başarısını artırmaktadır” ifadelerini kullandı.
Tarama yöntemlerine de değinen Doğan, meme kanseri için 40 yaş sonrası mamografi, rahim ağzı kanseri için smear ve HPV testleri, kolorektal kanser için 50 yaş sonrası kontroller ile risk grubundaki bireylerde akciğer ve prostat kanserine yönelik testlerin erken tanı açısından yol gösterici olduğunu belirtti. Ayrıca ciltte meydana gelen değişimlerin düzenli olarak takip edilmesinin önemine işaret etti. Erken teşhis amacıyla bireylerin öncelikle yerel sağlık kuruluşlarına başvurmasının en doğru adım olacağını da ifade etti.
Kanserle mücadelenin yalnızca klinik bir süreçle sınırlı olmadığını vurgulayan Doğan, “Psikososyal destek, empati ve toplumsal farkındalık, tedavi sürecinin ayrılmaz unsurları arasında yer almaktadır. Bu noktada üniversiteler başta olmak üzere ilgili tüm paydaşlara önemli sorumluluklar düşmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
Toplumsal bilincin artırılmasıyla erken tanı oranlarının yükseleceğine dikkat çeken Doğan, yürütülen farkındalık çalışmalarının uzun vadede toplum sağlığına önemli katkılar sunacağını ifade etti.