UGEBAK

ULUSLARARASI GELECEĞİN EĞİTİMİNE BAKIŞ KONFERANSI

ULUSLARARASI KIBRIS ÜNİVERSİTESİ

2-4 Mayıs 2018 / Girne / Kuzey Kıbrıs

English

English

 

Kuzey Kıbrıs Hakkında

1960 yılında kurulan ancak ortak cumhuriyetin anayasasında Türk tarafının aleyhine değişiklik yapmak isteyen Rum yönetiminin etkisiyle başlayan şiddet olayları ortak “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin sonunu getirir. 1963’te başlayan ve Türkiye’nin 1974 yılında adaya müdahelesine kadar süren çatışmalar sonunda önce 1974’te Kıbrıs Türk Federe Devleti, 1983’te de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulur. 

Doğu Akdeniz’de oldukça stratejik bir konuma sahip ada, bu sebeple çok sayıda ulusun da egemenliği altına girmiştir. Antik Mısırlılar, Hititler, Fenikeliler, Asurlar, Persler, Roma ve ardından Bizans İmparatorluğu, Lüzinyan ve Venedikliler sonrasında Osmanlı İmparatorluğu Kıbrıs adasında hakimiyet kuran uluslardır. Ada 1878’de Osmanlılar tarafından Britanya İmparatorluğu’na kiralanır. O tarihten itibaren “komiserlik”le yönetilen Kıbrıs 1925’te “kraliyet kolonisi” ilan edilir. Britanya yönetimine karşı çıkan ve Yunanistan’a bağlanmak amacıyla örgütlenen Rumlar; enosise karşı çıkan Türkler ve nihayet 1960’da kurulan ortak cumhuriyet... 

Kıbrıs adası yıllardır süregelen ve çözülemeyen “birleşme” çabaları sebebiyle uluslararası ilişkiler literatürüne “Kıbrıs sorunu” olarak kaydedilir. Akdeniz’in üçüncü büyük adası olan Kıbrıs’ta 1974 sonrasında çizilen sınırla Rumlar güneyde Türkler kuzeyde yaşamaya başlar. İki bölgeyi birbirinden ayıran tampon bölgede ise Birleşmiş Milletler Barış Gücü yer alır. Kıbrıs’ın güneyinde ayrıca iki ayrı bölgede, yönetimi Birleşik Krallık’a bağlı üsler de bulunur.

Bugün bir Avrupa Birliği üyesi ve Kıbrıs Cumhuriyeti üzerinde tek başına söz sahibi olan  Güney Kıbrıs’ın kuzeyinde yer alan Kuzey Kıbrıs 3.355 km2 ‘lik bir alana sahiptir. Başkent her iki yönetim için de Lefkoşa’dır. Gazimağusa, Girne, Güzelyurt, İskele ve Lefke nüfusun en yoğun olduğu ilçelerdir. 

Akdeniz ikliminin hakim olduğu adada yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve az yağışlıdır. Tarıma elverişli Mesarya ovası Doğu Mesarya ve Batı Mesarya olarak ikiye ayrılır; doğuda genellikle tahıl tarımı ve tarla tarımı yapılırken, batıda narenciye, Beşparmak dağlarının alçak kesimlerinde ise zeytin yetiştirilir. Küçük ve büyük baş hayvan besiciliği de ayrıca ülkenin eknomisinde önemli bir yere sahiptir. Şimdilerde ise, tüm adaya yayılmış çok sayıda üniversitesi ile ve kaliteli eğitim ile güvenli ve güzel bir çevre katkısıyla, eğitimin de ülke ekonomisine katma değer kattığı rahatlıkla söylenebilir. 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bir tarım ülkesi olmaktan çok yılın neredeyse 12 ayının güneşli olması itibariyle ve mevcut güzel plajlarıyla daha çok bir turizm ülkesidir. Deniz suyu sıcaklığının yüksek olması, geniş kumsalları, yüzmeye elverişli sakin suları özellikle Girne ve Gazimağusa’nın turistler tarafından tercih edilmesinde önemli bir etkendir. Deniz dışında, Kıbrıs’ın yüzyıllar boyunca bir çok medeniyetin ilgi odağı olmasından ötürü, tarihi mekanları da gezilip görülecek yerlerdendir. Lefkoşa ve Gazimağusa merkezini çevreleyen surlar, Beşparmak dağlarına konumlandırılmış üç kale, manastır, kilise, katedral ve Osmanlı eseri han, cami, mescid, türbe, hamam ve çeşmeler de mutlaka görülmesi gereken yerlerdir.

Bozulmamış doğal güzellikleri, plajları, tarihi yerleri yanında Türk, Yunan ve Arab mutfağının bir sentezi diye nitelendirebileceğimiz ve hemen her ziyaretçinin damak tadına uygun, keşfedilmesi gereken lezzetler de kültürün bir parçasıdır Kıbrıs’ta. Kabak çiçeği dolması, küp veya hırsız kebabı, şeftali kebabı, molehiya, kolokas, bullez, pirohu, hellimli ve neredeyse her şeyden üretilen macun (ceviz, kabak, karpuz, patlıcan, bergamut, turunç macunları) ve gullirikya ülkeye gelen her turistin denemeden gitmemesi gereken lezzetlerdir.